Psikolog

Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de Psikolog arayan insanların ortak özelliklerinin neredeyse aynı olduğunu görmekteyiz. Kimi eşi veya çocukları için böyle bir arayışa girerken, kimi de kendisi için bu arayışın içerisinde olmaktadır. İnsanın kendi dünyasıyla ilgili sorunlar yaşaması neticesinde bir uzmana başvurması hiç de öyle kolay bir süreç değildir. Nitekim danışma seanslarında da bu durumu müşahede etmekteyiz. Kimi Randevu aldığı halde danışmaya gelmemekte, kimi de henüz ilk seanslarda danışmayı bırakabilmektedir. Bu durumun altında yatan 2 sebepten bahsedilebilir: Psikolog yardımı alma konusunda yeterli motivasyona sahip olmamak ve uzmana gidildiğinde sorunun birkaç seansta çözüleceği – çözülmesi gerektiği – düşüncesi. Unutulmamalıdır ki Ruh sağlığı profesyonelleri bilimsel veriler ışığında çalışma yapan kişilerdir. Özel güçleri yoktur.

psikolog

psikolog

Psikolog denildiğinde sanki her sorunu çözebilecek bir ‘üst insan modeli’ tasavvuru içinde olanların beklentileri doğal olarak ilk seanslarda hayal kırıklığına dönüşmektedir. Psikolojik yardım ilişkisini ille de belirli aşamalarda ifade etmemiz gerekirse ilk görüşme veya ilk birkaç görüşme Psikoloğun danışanı tanıması, danışanın sorunlarını değerlendirmesi ile geçmektedir. Unutulmamalıdır ki insan, bir makine değildir. Dolayısıyla sadece semptomları dinleyerek belirli tekniklerin uygulanması şeklinde yürütülen mekanik bir ilişki değildir psikolojik yardım ilişkisi. Bu ilişki, bir benzetme yapacak olursak ruha dokunan ve iki kişinin etkileşiminin sonucunda ortaya çıkan bir iyileşme sürecidir. İnsanlık tarihi ile aynı yaşta olan ilişkisel bir boyutta ilerleyen psikoterapi ilişkisi bir bilenin, ‘üst insanın’ bilmeyene, ‘kurtarılmayı bekleyen zavallıya’ yardım etme tenezzülünde bulunması şeklinde ilerleyen Mürşit – Mürid ilişkisi ise asla değildir.

Psikolog Çalışma Alanları ve Terapileri

Psikolog veya farklı ruh sağlığı profesyonellerinin uyguladıkları terapilere tekniklerine kısaca göz atalım. Öncelikle en bilinenlerinden başlarsak sanırım yazımız daha ilgi çekici bir hal alacaktır. Yazımızın bu safhasında tekniklerin hepsini verme imkânımız bulunmamaktadır. Bunun nedeni ise çok ama çok fazla ve çeşitli terapi tekniklerinin bulunmasıdır. Şüphesiz toplumda en bilinen teknikler arasında Hipnoz gelmektedir.

Hipnoz – Hipnoterapi

Hipnoz veya hipnoterapi denildiğinde pek çok danışanın gözlerinde hafif bir tedirginlik görülebilmektedir. Bunun sebebi ise hiç kuşkusuz hipnoz ile ilgili var olan hatalı bilgilerdir. Gerek filmlerde gerekse sahne hipnozlarında seyredilen bazı görüntüler nedeniyle hipnoterapi hakkında korkutucu bir şeymiş algısı gelişebilmektedir. Fakat ruh sağlığı profesyonellerinin kullandığı hipnoz böyle bir şey değildir. Aksine hipnoz seansından çıkan pek çok danışanın son derece güzel duygularla seanstan ayrıldıklarını ve ‘keşke daha fazla devam etseydi’ şeklinde memnuniyetlerini dile getirdiklerini görmekteyiz. Çünkü hipnoz, kişide son derece büyük bir rahatlamaya ve gevşemeye sebep olmaktadır.

EMDR Terapisi

Burada anmak istediğimiz bir diğer terapi tekniği de EMDR, yani uzun yazılışı ile Göz Hareketleriyle Duyarsızlaştırma ve Yeniden İşleme’dir. Bütün Psikolojik sorunların travmatik anılardan kaynaklandığı varsayımından hareket eden EMDR terapisi günümüzde hızı ve etkililiğiyle bilinen ve pek çok psikolog tarafından kullanılan bir terapi tekniğidir. Özellikle küçük yaşlardan yaşanan erken dönem travmalarının etkisini giderip bugünkü problemlerin çözümünde kullanılan bu terapi tekniği son derece hızlı ve etkilidir. Beynin her iki yarım küresine birer sinyal göndererek travmatik yaşantıların duyarsızlaştırılması ve yeniden işlenmesi sağlanmaktadır. Beyne sinyal göndermek denilince aklınıza çeşitli sorular gelebilir doğal olarak. Burada sinyalden kasıt gözlerin sağ sol hareketi yapması hedeflenmektedir. Yani kişi travmatik yaşantılarını aklına getirerek gözlerini sağa ve sola hareket ettirmektedir. Ya da her iki dizine hafif dokunuşlar yapılarak aynı etki oluşturulabilmektedir. Burada amaç sinyal göndermektir. Buna EMDR dilinde ‘İşlemleme’ denilmektedir. Okuyucuyu daha fazla sıkmamak adına EMDR konusundaki bilgileri bu kadar vermekle yetineceğiz.

Aile ve Evlilik Terapisi

Bunun haricinde Aile ve Evlilik terapisi veya Çift terapisi konusunda hatırı sayılır ölçüde terapi mevcuttur. Bunlardan bir tanesi de Duygu Odaklı Çift Terapisi’dir. Bu terapi tekniğine göre aslında çiftler beceri eksikliği nedeniyle Psikolog yardımına başvurmamaktadırlar. Çiftlerin profesyonel yardıma başvurma sebepleri Duygu düzenlemesi sorunudur. Çiftlerle yapılan seanslarda daha çok duygulara odaklanılan bir terapi tekniğidir. Birincil ve ikincil duygular üzerine terapi yürütülmektedir. Kısaca bu kadarla yetinelim.

Çocuklarla yapılan pek çok çalışma mevcuttur ve en bilineni de hiç kuşkusuz Oyun terapisidir. Bunun yanında çocuklara özel EMDR terapisi de kullanılmaktadır.

Cinsel Terapi

Cinsel terapi anlamında çok fazla seçenek olmamakla birlikte en bilinenlerinden birisi olan CİSED – Cinsel Sağlık Enstitüsü Derneği tarafından sertifikalandırılmış Psikolog veya diğer profesyonellerdir. Özellikle Vajinismus terapisi ve Erken boşalma terapisi konusunda oldukça etkili olan Cem Keçe modeli günümüzde sonuç alıcı bir model durumundadır. Buradan Cem Keçe’ye teşekkür etmeden geçmeyelim. Başarılarının devamını diliyoruz.

Dinamik Psikoterapiler

Şüphesiz dünyada en çok kuramsal ve pratik çalışması bulunan terapi ekollerinin başında Dinamik Terapiler gelmektedir. Bunların da kısaca bir kaçının isimlerini vermekle yetineceğiz. Bunun sebebi ise bu terapi tekniklerinin derinliğini anlatmanın bu yazıda imkansız olmasıdır. İlişkisel Psikoterapi, Süresi Sınırlı Dinamik Psikoterapi, Aktarım odaklı Psikoterapi vb. pek çok terapi bulunmaktadır. Bu terapi eğitimlerini de Tahir Özakkaş hocamız Psikoterapi Enstitüsünde vermektedir. Buradan ona da psikoloji dünyasına katkılarından ve eserlerinden dolayı teşekkürlerimizi sunuyoruz.

Danışan Tarafından Bakalım!

Bir de madalyonun öbür yüzüne bakalım, yani terapist arayışı içinde olan danışanlar ne gibi ölçütlere göre uzman seçiyorlar sorusunun cevabını irdeleyelim. Şüphesiz en önemli ölçüt olarak diğer danışanların önerileri ön plana çıkmaktadır. Bunun yanında internet aramalarından terapist bulma son yıllarda daha da artmış durumdadır. Bu aramalarla terapist bulmak çok daha kolay olsa da bazen danışanları istismar eden ve alandan olmayan kişilerin de tuzağına düşme riski artmaktadır. Bu nedenle gidilecek psikolog veya başka ruh sağlığı profesyonellerinin yetkinliklerini belgelemeleri son derece önemlidir. İnternet aramalarında sadece yazıya değil de varsa ilgili uzmanın diploma vb. sertifikalarına da göz atılmalıdır.

Çoğu zaman insanların ‘ben deli miyim’ neden psikoloğa gidecekmişim türünden tepkilerini duyuyoruz. Burada psikolog ne iş yapar? Sorusunun cevabının iyi bilinmesi gerekmektedir. Psikolog, Psikoz denilen ağır durumlarla ilgilenmez. Psikologların ilgilendikleri alan yasada net bir şekilde belirtilmiştir. Çok daha fazla uzatmamak adına yazıma burada son verirken son birkaç uyarıda bulunmak isterim.

Psikolog Arıyorsanız Bunlara Dikkat Edin!

  1. Aradığınız uzmanın ünvanını veya ünvanlarını belgelendirebilmesine dikkat ediniz.
  2. Her psikolog her konuda uzman değildir. Dolayısıyla sizin sorun alanlarınızla ilgili olarak çalışan ve önerilen bir uzman olup olmadığını mutlaka değerlendiriniz.
  3. Bir psikolog ne kadar iyi ve önerilen psikolog olsa da sorunlarınızın hemen birkaç seansta çözülebileceği anlayışıyla uzmana müracat etmeyiniz. Ruh sağlığı profesyonelleri daha önce de belirttiğimiz gibi özel güçleri olan insanlar değildir. Sorun alanınıza göre bir terapi planı hazırlarlar ve bu da zaman meselesidir.
  4. Cinsel terapiler ve özellikle vajinismus haricinde bir uzmandan kaç seansta biteceği yönünde kesin bir bilgi almanız imkansızdır. Her insanda terapi farklı işlemektedir. Dolayısıyla şu kadar seansta sorun çözülür gibi bir cevap almayı düşünmeyin. Kaldı ki sorunun çözümünün de garantisi yoktur. Böyle garantici biriyseniz bir psikoloğa gitme konusunu değerlendirirken yeni bir bakış açısı geliştirmelisiniz. Aksi taktirde haya kırıklıkları ile karşılaşabilirsiniz.
  5. Bir uzmandan memnun kalmadığınızda psikoterapi sürecinden umudunuzu kesme yerine mutlaka başka bir uzmana müracat etmenizi öneririz.

Yazımızı burada tamamlıyoruz. Selamlar.

Konya Psikolog Hakan Tokgöz

Konya Psikolog Hakan Tokgöz

Hakan TOKGÖZ

Klinik Psikolog / KONYA

hakantkgz@gmail.com

05511116504

No Responses

Leave a Reply