Çocuklarda Tik Bozuklukları

Çocuklarda Tik Bozuklukları

Çocuklarda Tik Bozuklukları: Bugünkü yazımızda çocuklarda tik bozukluğu – davranışını ele alacağız. Tik davranışının nedenleri, sıklığı, geçici mi yoksa kalıcı mı olduğu vb. pek çok konuya bu yazıda açıklık getirmeye çalışacağız. Çocuklarda tik konusunu biraz detaylı ele alma düşüncesi nedeniyle yazının uzunluğuna aldırış etmedik. Yazımızda bazı teknik kavramları da açıklama ihtiyacı hissettik. Bu nedenle kullanmış olduğumuz kavramların hemen yanında parantez içinde açıklamasını da ekledik.

İstedik ki;

Çocuğumda tik başladı ne yapmalıyım?

Çocuğumdaki tik kendiliğinden geçer mi?

Çocuğumun tikleri nedeniyle bir uzmana başvurmalı mıyım?

Çocuğumun tikleri onun ruh sağlığını tehdit ediyor mu?

Neden çocuğumda tik başladı?

ve benzeri soruların cevabını okuyucu bu yazıda bulabilsin.

Tik Tanımı

tik bozukluğu

tik bozukluğu

Öncelikle Tik nedir? Tanımıyla başlayalım. Tik istem dışı, hızlı, ritmik olmayan, basmakalıp, tekrarlayıcı şekilde bir grup kasın ka­sılmasıdır; aniden oluşan, kendini tekrarlayan bir hareket ya da sestir. Bu tanımı biraz daha açacak olursak;

  • Ani, hızlı, ritmik olmayan, tekrarlayın ve amaçsız motor hareket veya sesler
  • Beden tarafından oluşturulabilen, hemen hemen her istemli motor hareket ya da seslendirme bir tik olarak karşımıza çıkabilir.
  • Bu hareketlerde farklı kas grupları yer alabilir.
  • Genellikle, her seferinde benzer şekilde gerçekleştirilecek şekilde basmakalıp bir örüntü taşırlar

Tik bozukluğu, genellikle çocukluk döneminde başlayan motor – vokal tiklerin eşlik ettiği nörogelişimsel bir bozukluktur. Tik bozukluğu, bireyin yaşam kalitesini, sosyal ve akademik işlevselliğini olumsuz etkileyen bir bozukluktur.

Tikler genellikle 4-6 yaş aralığında burun çekme, göz yumma ve çeşitli mimikler şeklinde ortaya çıkmaktadırlar.

Tikler genellikle kısa sürelidir ve nöbetler halinde belirli aralıklarda ortaya çıkar. Kimi zaman tek bir tik varken, kimi zaman da başka tiklerle birlikte görülebilmektedir. Tik bozuklukları geçici ya da kalıcı olarak pek çok alanda olumsuz etkileri olan bozukluklardır. Aile hayatını, sosyal durumu, okulda ve iş hayatındaki başarıyı etkiler.

Tik bozuklukları Obsesif kompulsif bozukluk ve kalıtımla ilişkisinden bahseden yayınlara rastlanmaktadır. Hem tiklerin hem de obsesyon – kompülsiyonların temelinde, bireylerin “yapmak zorunda” his­setmeleri bulunmaktadır.

Direnç gerilimin artması pahasına gösterilebilir.

Düşünce, davranış ya da hareket sergilemekle rahatlama sağlanabilir.

Tik ve kompülsiyonları ayırmada:

Obsesif kompülsif duruma genellikle otonomik anksiyete ve karmaşık düşünme süreçleri eşlik eder.

Tiklerin Özellikleri ve Doğası

Tikler istemsiz hareketler olmakla birlikte, ortaya çı­kıp çıkmayacağını etkileyen birçok etmenden söz edi­lebilir. Mevsim değişimleri, stres, hastalık, kaygı, yor­gunluk ve sosyal etkinlikler gibi çevresel uyaranlardan etkilenerek tiklerin seyirlerinde değişkenlik gözlene­bilmektedir Gündelik, sıradan stresli durumların tikle­rin uzun vadedeki seyri üzerindeki etkisi büyük, kritik yaşam olaylarına göre daha fazla rol oynar.

Diğer rahatsızlıklara göre tiklerin bastırılabilir olma özelliğinden bahsedebiliriz. Kişi, tiklerini bir süreliğine erteleyebilmekte, bastırabilmektedir. Ayrıca bir çok kişi, tiklerin gelmesinden önce bir his duyduklarını belirtmektedirler. Yani tik gelmeden önce kişi, geleceğini bir şekilde fark edebilmektedir.

Tik bozuklukları hangi yaşlarda görülür?

Tik bozukluğu daha çok 7-11 yaşlarında görülür. Genelde erkeklerde daha fazla görülmektedir. Her kültür ve sosyo-ekonomik düzeyde tik bozukluğu görülür.

Tik bozukluğunun yaygınlık oranı nedir?

Toplumları % 1-2 oranda etkilediği düşünülmektedir.

Tik bozukluğu sadece çocuklarda mı görülür?

Tik bozukluğu sadece çocuklarda görülmez. Fakat çocuklarda yetişkinlere oranla çok daha fazla görülür.

Tik bozuklukları genellikle olumlu seyir gösteren bo­zukluklardır. On yaşından önce tik bozukluğu tanısı alan bireylerin %80’inde ergenlik süresince tiklerinde azalma, 18 yaş civarında ise tik­lere bağlı işlevsellikte bozulma yaratmayacak düzeyde tik sıklık ve yoğunluğunda azalma olduğu bildirilmek­tedir. %20’sinde ise erişkin dönemde tik şiddetinin azalmadığı gözlenmektedir.

Sistematik çalışmalar 19. yüzyılda başlamıştır. Gilles de la Tourette 1885’teki klasik ça­lışmasında dokuz tik bozukluğu vakasını açıklamıştır. Bu dokuz vaka motor koordinasyon bozukluğu veya tikler, ekolalik ve koprolalik anlaşılır kelimeler ve onlara eşlik eden anla­şılmaz bağrışlarla tanımlanmıştır. Bu yayınlarda, hastalığın kalıtımsal boyutundan ve obsesif kompulsif bozuklukla ilişkisinden de bahsedilmiştir.

Çok farklı şekillerde sınıflandırılan tiklerle ilgili olarak sadece basit ve kompleks tikler kısmını ele almakla yetineceğiz.

Basit Tikler

Hızlı, ani, kısa (genelde 1 saniye­den az süren) süreli, amaçsız ve genelde bir veya birkaç kas grubunun dahil olduğu hareket ve/ veya tekli, anlamsız seslerdir.

Kompleks Tikler

Ani-beklenmedik, sırayla ve/ veya aynı anda gelen, daha uzun süren, hare­ketler ve/veya anlamlı olabilen hece-kelimeler şeklinde ortaya çıkan seslerdir. Kompleks tikler genellikle tekrarlayıcı ve/veya kompülsif doğada­dırlar.

Geçici Tik Bozukluğu nedir? Belirtileri nelerdir?

Tikler tipik olarak bedenin boyun ve baş bölgesinde ortaya çıkar. Ses tikleri de nadiren görülmekle birlikte bu esnada motor tikler olmaz. Geçici tik bozukluğunda tik belirtileri şiddeti hafta veya aylar boyunca artar ve azalır.

Genellikle 3-8 yaşlarında ortaya çıkar.vaile tarafından fark edilmeyebilir. Bu tikler 12 aydan daha kısa süre içerisinde yok olabilir.

DSM 5 tanı ölçütlerine göre;

Geçici tik Bozukluğu (Geçici İstençdışı Devinim Bozukluğu) Belirtileri

  1. Tekil ya da çoğul devinsel (motor) ve/veya sesle ilgili (vokal) istençdışı devinimler
  2. İstençdışı devinimler, ilk başladığından beri, bir yıl­dan daha kısa sürmüştür.
  3. 18 yaşından önce başlamıştır.

Kronik Motor ya da Vokal Tik Bozukluğu

Tiklerin çoğu baş ve boyun bölgesinde görülür. Motor ve vokal tikler çocuklarda görüldüğü gibi yetişkinlerde de görülmektedir. Yetişkinlerde özellikle stres ve yorgunluk durumlarında ortaya çıkabilmektedir. Tiklerin şiddetinde artma ve azalmalar görülebilmektedir.

Genellikle kronik motor tik bozukluğu yaygındır. Kronik vokal tik bozukluğuna seyrek rastlanır.

DSM 5 tanı ölçütlerine göre kısaca Kronik Motor veya Vokal Tik Bozukluğu Belirtileri:

Kronik Motor veya Vokal Tik Bozukluğu Belirtileri

  • Hastalık sırasında tekil ya da çoğul devinsel (mo­tor) ya da sesle ilgili (vokal) istençdışı devinimler olmuştur, ancak bunlar hem devinsel, hem de sesle ilgili olmamıştır.
  • İstençdışı devinimlerin sıklığı artıp azalabilir an­cak ilk başladığından beri, bir yıldan daha uzun sürmüştür.
  • 18 yaşından önce başlamıştır.

Tourette Bozukluğu

Şimdi de sıra en ağır tik bozukluğuna geldi. Tıpkı yazılışı ve okunuşu gibi bu tik bozukluğu da son derece ağır seyreden bir tik bozukluğudur. Genellikle basit motor tikler ile (Göz kırpma, baş silkme vb.) başlar. Başlarda geçici olan bu tikler belirli bir zaman sonrasında kalıcı hale gelmekte ve hem çocuğun, hem de ailenin yaşamını etkilemektedir.

Motor tikler, çok çeşitli ve tüm bedende görülebilen tiklerdir. Bu rahatsızlık ilerledikçe daha komplike motor tikler gelişmekte ve çocuk bunları gizlemeye çalışmaktadır. Fakat çok sık tekrarlar nedeniyle tik olduğu anlaşılır.

Vokal tikler genellikle motor tiklerin başlangıcını takip eden birkaç yıl sonrasında oluşmaktadır. Vokal tikler genellikle boğaz temizleme türünden basit tiklerdir. Fakat ekolali ve koprolali gibi daha komplike tikler de nadiren de olsa görülmektedir.

Tikler, gün ve haftalar içerisinde dalgalı seyir gösterirler. Basit ve kompleks motor-vokal tiklerin yanı sıra kekeleme veya dokunma ihti­yacı gibi tikle ilişkili diğer semptomlar da sıklıkla tab­loya eklenmektedir.

Ekolali: Başkası tarafından çıkarılan sesin aynen tekrar edilmesidir.

Koprolali: İstemsiz bir şekilde müstehcen, küfürlü konuşma.

Bir de konuşmanın hızı, ve ritminde belirgin değişimler olabilmektedir.

DSM 5 tanı ölçütlerine göre kısaca Tourette Sendromunun belirtileri:

Tourette Bozukluğu

  1. Eşzamanlı olmaları gerekmese de, hastalığın gidi­şi sırasında bir zaman, hem çoğul devinsel (motor), hem de bir ya da daha çok sesle ilgili (vokal) istenç- dışı devinim (tik) olmuştur.
  2. İstençdışı devinimlerin sıklığı artıp azalabilir ancak ilk başladığından beri, bir yıldan daha uzun sürmüştür.
  3. 18 yaşından önce başlamıştır.

Motor ve vokal tikler nöbetler halinde oluşma eğilimindedirler. Bu nöbetler sayılama­yacak kadar sık ya da hafta da bir kaç kez oluşabilir. Motor ve vokal tiklerin şiddetleri de­ğişiklik gösterebilir. Farkedilmeyecek düzeyde olabileceği gibi, korkutucu ve yorucu bo­yutta da olabilirler. Tik bozuklukları geç ergenlikte ve erken yetişkinlikte biraz düzelme gösterebilir. Bir çok olguda vokal tikler seyrekleşir ya da kaybolur. Motor tiklerin ise sa­yısı ve sıklığı azalır.

Tourette bozukluğu gösteren çocuklar, okul ortamında farklılıkları nedeniyle kimi zaman akranları tarafından şiddete maruz kalabilmektedirler.

Yazımızda genel olarak başlangıcı çocukluk döneminde olduğu için tiklerle ilgili olarak hep çocuklara değinmemiz sizi yanıltmasın. Yetişkinlerde de ağır tik bozuklukları görülebilmektedir. Özellikle davranışsal ve duygusal sorunlar Tourette sendromunu daha da karmaşıklaştırmaktadır.

Tourette Bozukluğu Gösteren Çocukların Özellikleri

  1. Bu çocuklar genellikle sevgi dolu ve sevgi gösteren çocuklardır.
  2. Bu çocukların çoğu, yaşıtlarına uygun bir sosyal beceri gösterememektedir. Bu durumun nedeni hakkında ise net bir şey söylemek zor.
  3. Bu çocuklarda eş tanı olarak Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğunun olması sorunu artırıcı bir etki oluşturmaktadır.
  4. Otizm ve Gelişimsel Gerilik Bozukluğu olan çocuklar, akranlarına göre daha fazla Tourette Bozukluğu geliştirme riskine – potansiyeline sahiptir.

Yapılan araştırmalar aynı zamanda genetik faktörün de Tourette Bozukluğunda etkili olduğunu ortaya koymuştur. Fakat Psiko-sosyal faktörlerin daha ağır bastığını biliyoruz.

Tik konusunda tüm aile bireylerine destek sağlamak önemli bir etkiye sebep olur.

Tik Bozukluğuyla Birlikte Görülen Rahatsızlıklar

Tik bozukluğuyla birlikte en sık görülen rahatsızlık, kimi kaynaklarda obsesif kompulsif bozukluk olarak görülürken, kimi kaynaklarda da Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu olarak görülmüştür. Bu makaleyi yazarken faydalanmış olduğum 2 kaynak bu konuda farklı görüşler ortaya koymuşlardır.

Tik bozuklukları ile birlikteliğinin sık ol­duğu görüldüğü bozukluklar maddeler halinde aşağıda belirtilmiştir.

  1. Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu,
  2. Davranım bozukluğu,
  3. Saldırganlık ve öfke kontrol sorunları gibi davranışsal/emosyonel problemler ile uyku sorunları ve kendine zarar verme davranışları tik bozuk­luklarında, özellikle de OKB veya DEHB eştanısı varlığında, sıkça gözlenen durumlar arasında yer almaktadır.
  4. Özgül öğrenme güçlüğü,
  5. Kekemelik ve diğer konuşma bozuklukları,
  6. Duygu durum bozuklukları,
  7. Kaygı bozuklukları,
  8. Madde kullanımı
  9. Obezite

Ailelere tik bozukluğu hakkında bilgi vermenin önemi çok büyüktür. Özellikle Tourette bozukluğu olan çocuklarının ruh sağlığıyla aşırı derecede endişelenen aileler üzerinde, bu bozukluğun nörobiyolojik yatkınlıktan kaynaklanan ve psiko-sosyal faktörlerin etkilediği bir rahatsızlık olduğunu bilmeleri rahatlatıcı bir etki oluşturmaktadır.

Tik bozuklukları, bireyin üzerinde oluşturduğu olumsuz etkilerinin yanı sıra, yakın çevre (özel­likle aile ve okul) üzerinde de izler bıraktığı (çev­redekiler için rahatsız edici nitelik taşıyan tikler, bireyin ve çevresinin tahammülünün azalmasına yol açabilir) ve çatışmalara yol açabildiği için aile destek gruplarının (aile görüşmeleri-terapileri, grup terapileri) ve zaman zaman okul müdahalelerinin tedavinin bir parçası olması gerektiği unu­tulmamalıdır.

Sonuç Olarak

Tik bozuklukları zaman zaman yatışmalar ve alevlenmeler gösterebilen, eş tanıklığın sık oldu­ğu, bireyin yaşam kalitesinin olumsuz etkilendiği, çoğunlukla kronik gidiş gösteren nörogelişimsel tablolardır.

Tikler;

Sıklık ve yoğunluk açısından artış ve azalmalar gösteren, genellikle nöbetler-ataklar şeklinde ortaya çıkan, ani, hızlı, ritmik olmayan ve tek­rarlayın ve amaçsız motor hareketler veya sesler olarak tanımlanmaktadır.

Tipleri, anatomik yerleşim, sayı-miktar, sıklık ve süre açısından sınıflandırılabilirler.

 Çocukluk çağında oldukça yaygın gözlenen du­rumlardır.

 Genellikle yaşamın ilk on yılında (4-6 yaş civa­rında) basit motor hareketler ile başlar. Vokal tikler genelde motor tiklerin başlangıcından 1-2 yıl sonra basit vokal tik şeklinde ortaya çıkarlar. Zamanla daha karmaşıklaşan hareket ve seslere dönüşebilirler.

 Birçok kişide en yoğun tik şiddeti genelde 7-15 yaş aralığına düşmekte ve erken erişkinlikle birlikte yoğunlukta azalma göz­lenmektedir.

 Çocuklar büyüdükçe tikleri “bastırma” becerileri de gelişir.

 Birçok birey tik öncesinde, gelmekte olan tik ata­ğının habercisi niteliğinde bir “his” duyumsadıkla­rını bildirirler.

Tikleri tekrarlayan örüntüsü olan diğer hareket­lerden ve kompülsiyonlardan ayırmak klinisyen için bazen zordur.

Tik bozuklukları, eş tanı’lığın çok sık olduğu (%80), bazen kliniğe başvuru nedeninin eş tanılara bağlı şikâyetlerin olabileceği bir klinik tablo­dur. En sık gözlenen eş tanılar: Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu, Obsesif-Kompulsif Bozukluk ve Özel Öğrenme Güçlüğü’dür.

Tik bozukluklarında tiklerin kendi doğrudan etki­lerinin yanında sıkça birliktelik gözlenen durumlar da hayat kalitesini olumsuz yönde etkileyebilmek­tedir. İşlevselliği olumsuz etkileyen “akran zorba­lığı” tik bozukluklarında atlanmaması gereken bir gerçektir.

Günümüzde kullanılan farmakoterapiler, tik bozukluğunun tedavi­sinden ziyade belirti kontrolü sağlamaya yönelik­tir.

Psikoeğitim tedavinin ilk basamağı olup, bunu davranışsal-psikososyal müdahaleler takip etmek­tedir.

Hakan Tokgöz

Konya Klinik Psikolog

05511116504

Yararlanılan Kaynaklar:

  1. DSM 5 Tanı Ölçütleri Kitabı
  2. Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları, Türkiye Çocuk ve Genç Psikiyatrisi Derneği, 2016, Ankara
  3. Ben Hasta Değilim, Nobel Yayınevi